Diş hekimi hakediş hesaplama: ciro payı, minimum garanti ve malzeme
Kısa cevap. Yaygın düzen, hekimin ürettiği cirodan bir yüzde ile aylık bir minimum garantinin birlikte hesaplanması ve ikisinden yüksek olanın ödenmesidir. Tartışma çıkaran yer genellikle payın hangi tutar üzerinden hesaplandığıdır: brüt ciro mu, tahsilat mı, laboratuvar ve malzeme düşüldükten sonraki tutar mı. Malzeme maliyeti hesaba giriyorsa, ölçülmüş olması gerekir; tahmin edilen bir maliyet üzerinden yapılan kesinti her ay yeniden tartışılır.
Bir klinikte ay sonunda en çok konuşulan rakam hakediştir, ve tartışmanın kaynağı genellikle rakamın kendisi değil, nasıl çıktığının görünmemesidir.
Bu yazı hakediş hesabının pratikte nasıl kurulduğunu ve malzeme maliyetinin bu hesaba nereden girdiğini anlatıyor.
#Yaygın düzen: pay ve garanti birlikte
Türkiye'deki özel kliniklerde en sık görülen kurgu iki parçalı:
Ciro payı. Hekimin ürettiği iş üzerinden bir yüzde. Oran kliniğe, branşa ve hekimin getirdiği hasta hacmine göre değişir.
Minimum garanti. Aylık sabit bir taban. Yeni başlayan ya da hasta akışı henüz oturmamış bir hekimin ay sonunda eli boş kalmamasını sağlar.
İkisi genellikle "hangisi yüksekse o" kuralıyla birleşir:
hakediş = max(ciro payı, minimum garanti)
Bazı kliniklerde garanti bir avans gibi çalışır ve sonraki aylarda mahsup edilir. Hangi kurgunun uygulandığı sözleşmede net yazmıyorsa, ilk düşük ayda tartışma çıkar.
#Asıl soru: pay hangi tutar üzerinden
Formülün görünen kısmı basit. Tartışma çıkaran yer, "ciro" kelimesinin ne anlama geldiği. En az dört farklı taban kullanılıyor:
| Taban | Ne demek | Hekim açısından | Klinik açısından |
|---|---|---|---|
| Brüt ciro | Kesilen faturanın tamamı | En avantajlı | Tahsil edilmeyen işi de ödemek riski |
| Tahsilat | Gerçekten tahsil edilen tutar | Tahsilat gecikmesi hekime yansır | Riski gerçeğe yaklaştırır |
| Tahsilat eksi laboratuvar | Dış laboratuvar gideri düşülür | Protez ağırlıklı çalışanda fark büyük | Yaygın ve savunulabilir |
| Tahsilat eksi laboratuvar eksi malzeme | Sarf da düşülür | En düşük, ve en çok itiraz edilen | Gerçek katkıya en yakın |
Dördü de meşru. Meşru olmayan tek şey, hangisinin kullanıldığının hekim tarafından bilinmemesi.
#Malzeme kesintisi neden itiraz alıyor
Dördüncü satır kâğıt üzerinde en adil olanı: hekim, kendi ürettiği işin gerçek katkısı üzerinden pay alıyor. Pratikte en çok itirazı alan da o, ve sebebi hesaplanabilirlik.
Bir kliniğin çoğunda malzeme maliyeti ölçülmüyor, tahmin ediliyor. Tahmin edilen bir sayıyla yapılan kesinti şu itirazı doğuruyor: bu rakam nereden çıktı.
Ve itiraz haklı olabiliyor. Kompozit tüketimi ölçüldüğünde hekimden hekime iki katından fazla değişebiliyor; laboratuvar ölçümlerinde aynı sınıf restorasyonda bile değişkenlik %77'ye çıkıyor. Yani "işlem başına şu kadar malzeme düşüyoruz" cümlesi, hekimlerin bir kısmı için sistematik olarak yanlış.
İki sonuç çıkıyor:
- Malzeme kesintisi yapılacaksa ölçülmüş olmalı. Hesabın dayandığı katsayı, o hekimin kendi kayıtlarından gelmelidir.
- Ölçülmüyorsa kesinti yapılmamalı. Tahmine dayalı bir kesinti, kazandırdığından fazla güven kaybettirir.
Ayrıntısı: bir dolgunun gerçek malzeme maliyeti nasıl hesaplanır.
#Hekim ne görmeli, ne görmemeli
Bu bir nezaket kuralı değil, sistemin çalışması için gereken bir kural.
Her hekim kendi rakamını görmeli. Ürettiği iş, hakedişi, ve kendi malzeme tüketimi. Görmediği bir rakamla ilgili sorumluluk üstlenmesi beklenemez.
Klinik ortalamasını isimsiz görmeli. "Sizin posterior dolgu maliyetiniz 171 ₺, klinik ortalaması 156 ₺" cümlesi bir bilgi verir ve kimseyi ifşa etmez.
Bir meslektaşını isimle görmemeli. Bu sınır aşıldığında olan şey öngörülebilir: izlendiğini hisseden hekim veri girmeyi bırakır. Veri girilmeyince ölçüm biter, ölçüm bitince hakediş hesabı yine tahmine döner.
Klinik sahibi hepsini görür. Baş hekime bu görüş ayrıca verilebilir, ama bu bir yetki kararıdır ve rolden otomatik gelmemelidir: baş hekim olmak, meslektaşlarının rakamlarını görmeyi gerektirmiyor.
Aynı mantık aşağı doğru da işliyor. Asistan malzeme fiyatı girebilmeli, çünkü faturayı eline alan o. Kliniğin toplam harcamasını görmesi gerekmiyor, çünkü işi o değil.
#Ay sonunda tek ekranda olması gerekenler
Tartışmayı bitiren şey formül değil, aynı anda görünen rakamlar:
- Bu ay üretilen iş, işlem kırılımıyla.
- Tahsilat durumu.
- Uygulanan pay oranı ve tabanı.
- Varsa laboratuvar ve malzeme kesintisi, kalem kalem.
- Minimum garanti ve hangi tarafın devrede olduğu.
- Ödenecek net tutar.
Bu altısı ayrı ayrı yerlerde duruyorsa, ay sonu her ay yeniden müzakere olur. Aynı ekranda duruyorsa, konuşulan şey rakam değil, gelecek ayın planı olur.
#Sık sorulan sorular
#Yüzde kaç normal?
Klinikten kliniğe, branştan branşa ve hekimin getirdiği hasta hacmine göre çok değişiyor ve tek bir sektör rakamı vermek yanıltıcı olur. Oranı belirleyen asıl değişkenler şunlar: hastayı kim getiriyor, laboratuvar gideri kimde, malzeme kimde, ve hekim tam zamanlı mı.
#Malzeme kesintisi yapmıyoruz, yine de ölçmeli miyiz?
Evet, ama farklı bir sebeple. Kesinti yapmıyorsanız bile fiyat listesi kararı, ürün seçimi ve alım pazarlığı bu ölçüme dayanıyor. Hakediş, malzeme ölçümünün tek kullanım alanı değil.
#İki hekim aynı işi farklı maliyetle yapıyorsa ne yapmalı?
Önce sebebini ayırmak gerekiyor, çünkü fark her zaman savurganlık değil. Vaka karması olabilir: tartılmış veride Sınıf IV bir restorasyon Sınıf V'in iki katından fazla materyal alıyor, yani ön grupta yoğunlaşan bir hekim doğal olarak daha fazla harcar. Ürün tercihi olabilir. Ya da gerçekten teknik fark olabilir. Ölçmeden ayırt edilemez, ve ayırt etmeden konuşmak kimseye yaramaz.
#Bu hesap bordroyla aynı şey mi?
Hayır. Hakediş, hekimin ürettiği iş üzerinden hesaplanan tutardır; bordro ve vergi tarafı ayrı bir konu ve mali müşavirin alanı. Denmetra hakediş hesabını üretir, bordro üretmez.